15 Temmuz 2020 Çarşamba

Işık

Yüzüne vuran saçma sapan ışıklar bitmeseydi ya da öyle sanmasaydı, ortalama bir insan ömrü kadar süre uykusuz kalmasına çok az kalmıştı. Karşısından gelen farlara yeterince uzun baktığı zaman gerçeği ayırt etmekte zorlandığını fark ettiğinde, daha uzun bakmaya başladı. Binlerce kadın arasından birisini seçip ne zaman hikayesini anlatmaya başlasa, zamanı gelince bunun kendisine doğrultulmasını çokça tecrübe etmişti artık. Neden gittiğini söylemeyen kadınların bu son vuruşları, sebebi belli fakat çözümü belirsiz, geniş zamanlı ve ilgi isteyen bir duyguya dönüşmüştü içinde. Durumuna yakışır bir iki üç single maltın verdiği güvenle, yolda olmaya tam da bu anda karar vermişti. Saatlerdir kullandığı arabasıyla bu duygudan kaçmak istediğini kabul etmesi ile kabul etmemesi arasında o kadar az zaman geçti ki gerçekten bunu düşünüp düşünmediğini hatırlayamadı bile. Bir şeyi yeterince uzun yaptığınız zaman kontrolsüz biçimde içgüdüsel bir eyleme dönüşüyor diye düşündü. Belirli bir hızda yol aldığını unuttuğu zaman, gözleri tavandan görülen manzaraya takıldı. Arayıp bulamadığımız ya da bulmayı umduğumuz her şeyi neden gökyüzünde arıyoruz diye düşündü. Bu kadar soru varsa bir o kadar yıldız olması muhtemeldi. Yüzüne vuran bir başka ışıkla tekrar kesik çizgilere çevirdi bakışlarını. Sağ ayağının istemsiz ilerlemesine karşı çıkamayacak kadar keyif aldığını hissetti. Çizgileri düz görmeye başladığı zaman hatırladı bir duyguya izin vermekten daha önemli olanın, o duyguya yol verme zamanı olduğunu. Işıkların bittiği ya da öyle sandığı anda da unutmuştu yol vermeyi. Birinin ısırdığı elma, yine ve yeniden cehenneme çevirmişti her şeyi başkaları için. Neyse ki bunu göremedi.