
Bu kişisel bir intikal..nerden geldiğini bilerek ama nereye gideceğine aldırmayarak yapılmış bir seçim.. her neyse sonuçta bir değişim ve her değişim gibi bunun da bedeli hem bedensel hem de ruhsal olarak gösterecektir elbet kendini. ne gerek vardı buna deme.. insanların gereksiz yaptıkları işleri düşün..göreceksin ki bu gereksizlikler aslında başka gerekliliklerden kaynaklanmakta.. kelebek etkisi gibi gereksiz görünen bir kanat çırpışın yarattığı tsunami şeklinde. iyi yanından bak birazda Ricardo'yu hatırla.. en iyi yaptığın şeyi yap ve daha az iyi yaptığın şeyi bırak başkası yapsın..bu zamana kadar Smith'in ne kadar yanıldığını görerek yaşadın..bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler sadece politik davranışların zamana olan kazanımlara etkisini yansıtır..farklı olarak bunu yaşamın tematik alanına yansıtman sana sadece şuursuzca spiritüel bir inanış sağlar..bu seni mantıklı düşünmekten alı koyar. diyebilirsin ki her zaman mantıkla hareket etmek seni insan olmanın verdiği doğasal etkilerden kendiliğinden oluşan ve engelleyemediğin anlardan uzaklaştırır..haklısın uzaklaştırır ama dediğim gibi bu bir seçim.. nasıl mutlu oluyorsan öyle yaşamalısın. hem neden kendime hakim olayım ki? bu beni aynı zamanda kendimin kölesi yapmaz mı? Plato'nun da dediği gibi hem köle hem efendi aynı bedende..2 kere 2 benim iradem olmadan da 4 edecekse nerde kaldı benim iradem demiş Dostoyevski..İşte orada kaldı..o irade değiştiremediği gerçeklikte kaldı.. bırak taşıma daha fazla yük olmasın sana.. çünkü değiştiremeyeceğiz insanlığın inandığı ortak değeri ve ona körü körüne bağlanan, farklılık yaratmak istediğin zaman seni değerler dedikleri inanışlarıyla boğan insanların düşüncelerini. ben kelebek değilim ve etkimin yaratacağı bir tsunami yok.. belki birkaç yıldız kayar bir kaç volkan patlar bir iki ülke yok olur o kadar.. benim adımın geçtiği yerde de bu olacakların hiç bir önemi yok.
Not:Fotoğraf alıntıdır ben çekmedim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder