19 Temmuz 2013 Cuma

6,5

 
Zincirleme akıl gelmesi yaşıyordu.. Önce saçma sapan yazdığı şiirler geldi aklına.. Sonra bir gülümseme.. Aslında yüzündeki tebessüme neden olan şiirlerin saçmalığı değil de neden onları İngilizceye çevirdiğiydi. Sonra bunları yazdığı defter.. Daha sonra bu defterin ve diğer her şeyinin içinde olduğu çok az kişinin bildiği kutusu .. Tabi kutuyla beraber bu sırra mazhar olan o çok az kişinin içindeki o “çok olan” kişi de. Zincirin koptuğu yer tam olarak buraya tekabül etmekteydi. Birden gülümsemesi yerini önce ifadesiz bir yüz haline daha sonra derin bir hüzne bıraktı. Bu geçiş çok kısa sürdü. Sonsuz yaz görünen bir mevsimin zamansız gelen sonsuz güzünü düşündü yürüdüğü ışık olmayan karanlık yolda. Nedenlerin bir nedeni olmadığı için başka soru sormaktan vazgeçti. “Çok olan”’ın , onu bisiklet kullanmayı öğreten bir büyük gibi arkadan “ Ben tutuyorum merak etme” derken aslında ellerini çoktan bırakıp karanlığa kayboluşunu izlemeye koyulmasını düşerken fark etmişti . Fark ettiği zaman ise “çok olan” kendi hikayesine doğru çoktan kaybolmuştu.” Çok olan”ın da bir hikayesi vardı onun içinde olmadığı. Ç vardı mesela hikayesinde.. Sevdiğini kaybettiğine değil de onun bir başkasını sevecek olmasına üzülen Ç. O vardı herkes için her şeyin en iyisini bilen. K vardı. K’yı pek tanımazdı. Aslında hiç görmemişti varlığından bile emin değildi. Hepsi de çok olanın inandığı hikayelerdi. Her neyse zamansız anlatılırsa anlamını yitirebilecek bir hikayeyi anlatmamak en iyisi diye düşündü. Bir sigara yaktı, içine çekti ve bıraktı. Kendi için anlamlı şarkıları geçirdi aklından ve hiç çekinmeden geceyle paylaştı birazını. Gün saymalıydı. Çünkü biliyordu ki ancak gün sayarak geçebilecekti zaman ve tek şeydi zaman onu o olandan çıkarıp tekrar kendisi yapacak olan. Ve” çok olan” bir süre sonra ayırt edemeyecekti hangi şarkı kime, hangi yazı kimin, hangi anı nerede. Ve bilemeyecekti içlerinde var olup olmadığını. Belki de bilmek istemeyecekti. Aynı zaman , ona da gösterecekti gidişinin doğruluğunu ya da yanlışlığını. Bir şarkı söylemeye çalıştı.. Daha başlarındaydı ki yüreği büküldü, dudakları titredi, elleri terledi, gözleri… neyse ki karanlıktı. Bir adım attı ,sonra bir adım daha attı, bir adım daha.. Ağzından dökülenleri herkes duyamadı. Duyanlar şöyle dedi.. 1, 2,..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder